Rusya perakende pazarında belirsiz bir tablo ortaya çıkıyor. Bir yandan, uluslararası şirketlerin ilgisinde keskin bir soğumaya tanık oluyoruz. Ocak-Eylül ayları arasındaki istatistikler acımasız: Rusya’da faaliyete geçmeye karar veren yeni marka sayısı geçen yıla göre %37,5 azaldı. Yılın geri kalanı için yapılan tahminler daha da karamsar; yeni marka sayısının yarı yarıya azalarak sadece 51’e ulaşabileceği öngörülüyor.
Bu durum sadece istatistiklerden ibaret değil, aynı zamanda tektonik kaymaların bir göstergesi. Beklenen bu 51 markanın sadece 21’i yabancı olacak. Bu, Rus perakendesindeki aktif küreselleşme döneminin sona erdiğini gösteriyor. Uluslararası oyuncular artık sadece ekonomik faydaları değil, aynı zamanda günümüzde potansiyel kazançlardan çok daha ağır basan itibar ve lojistik risklerini de tartıyorlar.
Diğer yandan, yerli girişimciler bu boşluğu aktif olarak doldurmaya çalışıyor. Tahmin edilen 30 yeni Rus markası sadece bir rakam değil, aynı zamanda zorunlu ithal ikamesinin doğrudan bir sonucudur. Yerel markalar için bir fırsat penceresi açıldı, ancak bu yol oldukça meşakkatli. En açıklayıcı segment, tüm yeni açılışların neredeyse yarısını oluşturan giyim ve ayakkabı sektörüdür. Ancak madalyonun diğer yüzünü de tam olarak burada görüyoruz: son derece yüksek bir devir oranı. Çok sayıda mağazanın kapanması, pazarın bir türbülans içinde olduğunu gösteriyor. Yeni oyuncular, küresel isimlere alışkın tüketicilerle rekabet edebilmek için gereken deneyim, pazarlama bütçeleri ve marka bilinirliğinden yoksun. Dolayısıyla, pazar sadece değişmiyor; sonucu henüz belli olmayan sancılı bir dönüşümden geçiyor.