Rus buğdayının bir partisinin Azerbaycan üzerinden demiryolu ile Ermenistan’a gönderilmesi, sadece ticari bir işlem değil, bölgedeki oyunun kurallarını potansiyel olarak değiştiren, dönüm noktası niteliğinde bir olaydır. Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan’ın da teyit ettiği gibi, bu emsal, uzun süredir çatışmalarla bölünmüş ülkelerin ticari ve ekonomik ilişkilerinde yeni bir sayfa açıyor.
Yakın zamana kadar Rusya ile Ermenistan arasındaki lojistik bağlantı, dar bir boğazdan ibaretti. Tüm mal akışı, özellikle “Verhniy Lars” dağ geçidi üzerinden Gürcistan toprakları aracılığıyla karayolu taşımacılığına bağlıydı. Bu güzergah, hava koşulları nedeniyle istikrarsızlığı ve kronik sıkışıklığı ile biliniyordu; bu da teslimatları sadece pahalı değil, aynı zamanda öngörülemez kılıyordu. Tahıl gibi dökme yükler için bu lojistik düzen son derece verimsizdi.
Azerbaycan’ın, demiryolu ağı üzerinden Ermenistan için transite izin verme kararı, temel bir değişime işaret ediyor. Birincisi, bu durum Bakü’nün transit ülke rolünde ekonomik fayda gören pragmatik yaklaşımını göstermektedir. İkincisi, Ermenistan için bu, kısmi ulaşım izolasyonundan çıkma ve daha uygun fiyatlarla gıda güvenliğini sağlama yolunda bir adımdır. Rusya içinse, hem Güney Kafkasya ülkeleri için kilit bir ekonomik ortak olarak konumunu güçlendirme hem de üçlü anlaşmalarda belirtilen iletişim hatlarının açılmasına yönelik projeleri fiilen hayata geçirme fırsatıdır. Bu “buğday köprüsü”, tüm Güney Kafkasya ekonomisini canlandıracak gelecekteki büyük bir ulaşım koridorunun ilk unsuru olabilir.